NATO Zirvesine Karşı Meydanlardayız: Anadolu NATO’ya Mezar Olacak!
SAĞLIK İLKE-SEN olarak Üsküdar’da, 10 Haziran 2026 çarşamba günü Eğitim İlke-Sen, TOKAD ve Özgür Yazarlar Birliği ile bir eylem tertip ederek 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da 36.sı yapılması plânlanan NATO zirvesi ve zirve nedeniyle Ankara’ya geleceğini söyleyen ABD başkanı Trump’ıı protesto ve Türkiye’nin NATO üyeliğini sonlandırmasını talep ettik ve Kürecik Radarının ve İncirlik üssünün kapatılmasını istedik.
Eylem boyunca, “NATO’nun Savaş Üssü Olmayacağız, Katil NATO-Katil Trump, NATO’nun Askeri Olmayacağız, NATO’dan Çıkılsın Üsler Sökülsün, Anadolu NATO’ya Mezar Olacak, NATO’yu Parçala NATO’dan Hemen Çık, NATO İşgal Örgütüdür” sloganları attık, tekbir getirdik.
Eylem açıklamamızın tam metni şu şekilde:
NATO ZİRVESİ İHANETTİR!
Değerli arkadaşlar,
Son derece önemli günlerden geçiyoruz.
Ankara, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde NATO zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor!
Şimdi, NATO adlı terör, işgal ve katliam şebekesinin ve onun şefi katil ABD’nin Türkiye ile kirli ilişkilerinin nasıl şekillendiğine hep beraber bakalım:
71 sene önce, 15 Şubat 1955’te Büyük Şeytan Amerika İncirlik’e konuşlandı.
Bütün dünyadaki katliam, sömürü ve yağmanın günümüzdeki baş faili ve örgütleyicisi Amerika’nın Anadolu topraklarına yerleşeli tam 71 yıl oldu!
Dünyanın sayısız noktasında halkları köleleştirmek, ülkeleri yağmalamak için dönen emperyalist çark 71 yıl önce hem Anadolu’ya hem de Batı Asya’ya/Ortadoğu’ya vaziyet etmek için İncirlik işgaline başladı.

Dostlar,
Şimdi hep birlikte son 71 yılın tarihine bakalım:
Türkiye’den tutun da Batı Asya’nın/Ortadoğu’nun diğer coğrafyalarına kadar Amerikan müdahalelerinin, sömürgeleştirmesinin olmadığı, fitne ve fesadının çıkmadığı herhangi bir yer var mı?
İncirlik’e konuşlanan bu şeytani güç, Batı Asya’daki/Ortadoğu’daki diğer üsleriyle birlikte her yıl, her gün yeni bir kumpasın, yeni bir fitnenin merkezi olmuştur.
Bu üsler; Irak, Libya, Afganistan, Suriye, İran gibi saldırı ve işgallerde doğrudan yer almıştır.
Bu üsler, Siyonist İsrail’e doğrudan destek vermiştir.
Bu üsler İslami direniş hareketlerini ve diğer antiemperyalist oluşumları doğrudan hedef almıştır.
Bu üsler Türkiye başta olmak üzere Batı Asya/Ortadoğu ülkelerinde darbeler tertip etmiş, her tür siyasal müdahalede büyük rol oynamıştır.
Bu üsler küresel kapitalizmin bölge jandarmalığını yapan yeni tür bir polis gücü olmuştur
Şimdi halkımıza soruyoruz:
Bunca fitnenin merkezi olan üslerin Anadolu topraklarında ne işi var?
Bütün dünyayı ateşe veren ve mazlumların baş belası olmayı ısrarla sürdüren Büyük Şeytan, nasıl oluyor da İncirlik beldemizde barınabiliyor?
Her gün bağımsızlık nutukları atan yöneticiler, resmî propagandalar bizim bu hakikati görmediğimizi mi sanıyorlar?
Kan gölüne çevirdikleri Batı Asya/Ortadoğu coğrafyamızdan yükselen çığlık ve feryatların İncirlik’e değmediğini mi sanıyorlar?
Kardeşler,
Bizler 71 yıldır Anadolu’nun bağrına bir hançer gibi saplanan bu üssün bir an önce kapatılması çağrısıyla buradayız!
Ümmetin, halkların tescilli katili emperyalist zalim Amerika’ya karşı coğrafyamızı özgürleştirmek temel şiarımızdır. Bütün Müslümanların, bütün antiemperyalist çevrelerin aynı duyarlıkla ve yoğun olarak bu çağrıyı paylaşmaları, bu isyana katılmaları gerekmektedir!
Hem işgal ve sömürüden, bağımsızlık ve özgürlükten bahsedip hem de 71 yıldır süren doğrudan işgal gerçeğiyle yüzleşmemek kabul edilemez!
90 tane atom bombasının olduğu bir üsse ev sahipliği yapan bir ülkenin bağımsızlığından, onurundan dolayısıyla da herhangi bir İslam kardeşliğinden bahsedilemez!
O hâlde yapılacak şey bellidir:
Büyük Şeytan Amerika bir an önce İncirlik’ten, Türkiye’deki bütün noktalardan defedilmelidir!
Değerli halkımız,
Emperyalist ağlar hayatımızı, coğrafyamızı öylesine kuşatmış ki hangi kötücül gelişmeyi işleyeceğimizi şaşırabiliyoruz!
Şimdi de Türkiye’nin NATO üyeliğinden bahsedelim.
74 sene önce, 18 Şubat 1952’de Türkiye, batı kapitalizminin jandarması olan NATO’ya üye oldu.
İşbirlikçi siyasetler Türkiye’nin emperyalist blok içine çekilmesine onay verdi.
Türkiye tam 74 yıldır bu emperyalist jandarma gücünün içinde yer alıyor.
Soğuk savaş yıllarından bugüne emperyalist efendilerin koçbaşılığını yapıyor.
Küresel zalimlerin İslam dünyasına, Batı Asya’ya/Ortadoğu’ya vaziyet ettiği bir ileri karakol görevini îfa ediyor.

Arkadaşlar,
Küresel efendilerin yağma ve sömürü örgütü olan emperyalist şebeke NATO’nun ne olduğunu biz Afganistan’dan, Libya’dan, Irak’tan, Suriye’den, Gazze’den ve en son İran’dan çok iyi biliyoruz.
Bugün topraklarımız eli kanlı fesat örgütü NATO’nun üsleriyle dolu.
NATO kara karargâhı biliyorsunuz İzmir’de!
NATO Radar Üssü Malatya-Kürecik’te!
NATO Deniz Unsur Komutanlığı Boğaz’da, Beykoz’a kuruluyor!
NATO Kolordusu ise Adana’da kurulacak!
İrili ufaklı çok sayıda üs de yönünü İslam coğrafyasına, Batı Asya’ya/Ortadoğu’ya dönmüş durumda!
Bu durumda biz ya doğrudan Büyük Şeytan Amerika’nın ya da onun İngiltere, Fransa gibi müttefikleriyle önderlik yaptığı terör şebekesi NATO’nun saldırı üssüne dönmüş olmuyor muyuz, sorarız size?
Kendi ülkesini özgürleştirmekten aciz bir çaresizliği ancak unutmuş gibi yapıyoruz.
Bu emperyalist ittifaklara ve askerî üslere teslimiyetimizi hatırlamak istemiyoruz.
Bu durumda başta İslami çevrelere seslenmek gerekiyor:
Batı Asya’nın/Ortadoğu’nun her bir yanına özgürlük götürmede çok istekli olan söylemlerinizde kendi coğrafyanızın fiilî işgaline karşı neden birkaç cümle yer bulamıyor?
Kıymetli halkımız,
Biz, yeryüzünde fitne çıkarıp halkları katleden, coğrafyaları yağmalayan katil şebekelerden ve onlarla iş tutanlardan uzağız.
Türkiye’nin, küresel kapitalizmin, emperyalizmin jandarması NATO’dan bir önce çıkması için elimizden geleni yapmalıyız.
İncirlik başta olmak üzere Büyük Şeytan Amerika’nın Anadolu’daki üslerini söküp atmak öncelikli sorumluluklarımız arasına girmelidir.
Âlemlerin Rabbi olan Allah bizim zalimlere karşı olmamızı, mazlumlardan yana saf tutmamızı istemektedir.
Şüphesiz ki Allah zalim bir topluluğu hidayete erdirmez!

Kıymetli İstanbul halkı,
Az evvel bahsettik, şimdi biraz açalım:
Emperyalizm ve Siyonizm’in İran’a saldırısını fırsata çevirerek Türkiye içindeki gücünü ve etkisini iyice artıran NATO, peşi sıra Türkiye’de yeni üsler ve karargâhlar kurma hazırlığına girişmiştir.
Boğaz’ın kalbinde, hemen az ilerimize, komşu ilçemiz Beykoz’da, Anadolu Kavağı’na emperyalist bir karargâh olarak NATO’nun taşeron komutanlığı kurulacak!
Yani NATO’nun taşeronu olacak bu üs, Karadeniz’i bir savaş denizi yapacak!
Bu komutanlık Ukrayna’yı koruma bahanesiyle kurulan askerî koalisyona bağlı olacak. İngiltere ve Fransa’nın başını çektiği bu koalisyonun ağırlığını NATO ülkeleri oluşturuyor.
Diğer bir yandan NATO’nun Batı Asya’ya müdahale için hazırlıkları kapsamında Adana’da kolordu kurma hazırlığı içinde olduğunu öğrendik.
Adana İncirlik’teki Amerikan güçlerinin yanı sıra bir NATO kolordusunun kurulması ancak ve ancak Anadolu’nun, Batı Asya’nın/Ortadoğu’nun tam ve kesin olarak işgalini hedeflemektir!
Yıllardır hazırlığı yapılan NATO kolordusunun, 2023 NATO Güneydoğu Bölgesel Plânı’nda kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Değerli halkımız,
Tavrımızı Üsküdar’dan peşinen ilan edelim:
Beykoz’daki NATO deniz üssünün de Adana’daki NATO kolordusunun da kurulmasına izin vermeyeceğiz; bunun için sonuna kadar direneceğiz!
Bu vesileyle NATO sevdalısı AKP iktidarına sesleniyoruz:
ABD ve İsrail’in İran ve Lübnan saldırılarında, Gazze soykırımında bu katillere çalışan Kürecik NATO Radarını kapatmadınız, aksine sürekli olarak NATO’ya bağlılık deklare ettiniz!
Kürecik NATO Radarını kapatın, Beykoz ve Adana’da yeni NATO unsurlarının yerleşmesine ön ayak olmayın!
Temmuz ayında Ankara’da toplanmayı plânlayan bu katil ve işgalci sürüsüne ev sahipliği yapmayın! Unutmayın ki tarihe, halklara ve en önemlisi de Allah’a vereceğiniz hesabınız kabarıyor!
Kıymetli halkımız,
NATO, halkın sağlık hizmetlerine de göz dikiyor!
NATO, gerekli gördüğünde, örneğin sivil sağlık hizmetlerinin elindeki kan stoğunu asker personel için kullanabilecektir.
İnsan hayatının merkezinde bulunan sağlık hizmetlerini silah sistemleriyle eşdeğer önemde gören yetkililerce militarize edilen sağlık hizmetleri, NATO üyeliğinin “yük paylaşımı” görevi savaş durumunda hızla ‘kaynak paylaşımına’ dönüştüğünde, kime ne kadar ulaştırılacak?
Şimdi bir ülke düşünelim:
Emperyalist-kapitalist sistemin “üst sıralarında” bulunmasa da iktidarlar tarafından ne pahasına olursa olsun ittifakın içerisinde tutulan, ekonomisi oldukça ‘kırılgan’, sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinin zaten ağır aksak yürüdüğü ancak kalabalık bir askerî/sivil nüfusa sahip bir ülke; böyle bir senaryoda kaç yıl değil, kaç ay tutunabilir ve müttefiklerinden hangisi böyle bir enkazın kurtulması için omuz verecek cesarete sahip olabilir?
NATO zirvesi şirktir, ihanettir!
Evet, NATO, bütün boyutlarıyla bir yıkım örgütüdür.
Şimdi bu yıkım örgütü, küresel emperyalist şef Trump’ın da katılımıyla Ankara’da zirve yapacak!
Bu zirvenin ev sahibi ise İslamî kimliği sonuna kadar istismar eden AKP iktidarı olacak!
Aynı anda hem küresel şeytanlara hem Allah’a boyun eğilir mi?
Ya Âlemlerin Rabbi Allah’a teslim olursunuz ya da tâğutlara, küresel şeytanî düzene!
Cenâb-ı Allah, Âl-i İmrân sûresi 160. ayette “Allah, size yardım ederse hiç kimse sizinle baş edemez ama ya O sizi terk ederse kim, size yardım edebilir? O hâlde mü’minler Allah’a güvensinler!” buyurmaktadır.
Birtakım vehim ve kaygılarla ABD’nin, NATO’nun yanında durmak dînen merdûddur, haramdır!

Kıymetli dostlar,
İran ve Gazze’deki katliam ve yıkımın baş sorumlusu olan Büyük Şeytan ABD’nin başkanı katil ve sapkın Trump’ın Ankara’ya gelmesi, bütün bir memleket adına utanç vericidir! Halkımız bu utanca karşı ayağa kalkmalıdır!
Biz buradan, Üsküdar’dan bütün halkımıza, iş birlikçi iktidara, dünyanın bütün halklarına sesleniyoruz:
“Katil Trump, defol! Katil NATO, defol!”
EĞİTİM İLKE-SEN
SAĞLIK İLKE-SEN
TOKAD
SAĞLIK İLKE-SEN
